WhatsApp

BLOG

Yabancıların Vize ve İkamet İzni İhlalleri ile Türkiye'ye Giriş Yasakları: Hukuki Çerçeve ve Pratik Sonuçlar

Türkiye'ye yabancı uyrukluların girişi, kalışı ve çıkışı, 4/4/2013 tarihli ve 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu ("YUKK") ile bu kanuna dayanılarak çıkarılan ikincil mevzuat hükümleri çerçevesinde düzenlenmektedir. Vize, vize muafiyeti, ikamet izni veya çalışma izni süresinin aşılması uygulamada en sık karşılaşılan ihlal türleri arasında yer almakta; bu ihlaller yabancı yönünden hem idari para cezası hem de süreli giriş yasağı gibi ciddi sonuçlar doğurmaktadır.

Bu yazıda, ihlal hâlinde uygulanacak giriş yasaklarına ilişkin yasal çerçeve, Göç İdaresi Başkanlığı'nın 10.07.2020 tarihli ve 55560999 sayılı Tahdit İş ve İşlemlerine İlişkin Genelge'sine dayanmakta olan idari uygulama esasları ve yabancıların başvurabileceği hukuki yollar değerlendirilmektedir.

1. Genel Yasal Çerçeve

Yabancıların ülkeye girişinin yasaklanmasına ilişkin temel düzenleme YUKK'un 9. maddesinde yer almaktadır. Maddeye göre Göç İdaresi Başkanlığı, gerektiğinde ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının görüşlerini alarak, kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından Türkiye'ye girmesinde sakınca görülen yabancıların ülkeye girişini yasaklayabilir. Türkiye'den sınır dışı edilen yabancıların ülkeye girişi ise Başkanlık veya valilikler tarafından yasaklanır.

Giriş yasağının süresi kural olarak en fazla beş yıldır. Ancak kamu düzeni veya kamu güvenliği açısından ciddi tehdit bulunması hâlinde bu süre Başkanlık tarafından en fazla on yıl daha uzatılabilmektedir. Aynı maddenin altıncı fıkrası uyarınca Başkanlık, giriş yasağını kaldırabileceği gibi, yasak saklı kalmak koşuluyla yabancının belirli bir süre için Türkiye'ye girişine izin verebilir. Uygulamada bu yöntem "özel meşruhatlı vize" olarak adlandırılmaktadır.

Konu; YUKK m. 7 (Türkiye'ye girişine izin verilmeyecek yabancılar), m. 15 (vize verilmeyecek yabancılar), m. 54-55 (sınır dışı etme sebepleri ve istisnaları) hükümleriyle birlikte değerlendirilmelidir. Ayrıca 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca ihlal süresine bağlı olarak ikamet harcı ve cezalı harç tahakkuk etmekte; ödenmeyen tutarlar ise 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre takip edilmektedir.

2. Göç İdaresi Başkanlığı'nın 09.06.2020 Tarihli Açıklaması ve Uygulama Esasları

Göç İdaresi Başkanlığı, YUKK m. 9 kapsamındaki giriş yasaklarının uygulanmasına ilişkin idari yaklaşımını 09.06.2020 tarihli kamuoyu açıklaması ve buna paralel gelişen yerleşik idari uygulama ile sistematik biçimde ortaya koymuştur. Söz konusu açıklama, doğrudan normatif bir düzenleme niteliğinde olmamakla birlikte, uygulamada giriş yasağı kararlarının tesis edilmesinde esas alınan önemli bir idari rehber işlevi görmektedir.

Açıklama temel olarak üç farklı kategori öngörmektedir.

2.1. Giriş Yasağı Kararı Alınmayan Hâller

Aşağıdaki şartların birlikte gerçekleşmesi durumunda yabancı hakkında giriş yasağı kararı alınmamaktadır:

  • 3 aya kadar yasal kalış hakkı ihlalinde bulunan; bu durumu yetkili makamlarca tespit edilmeden önce kendiliğinden sınır kapılarına gelen ve 492 sayılı Harçlar Kanunundan kaynaklanan idari para cezalarını ödeyen yabancılar,
  • 3 aya kadar yasal kalış hakkı ihlalinde bulunup hakkında sınır dışı etme kararı alınan, ancak terke davet süresi içinde çıkış yapan ve idari para cezalarını ödeyen yabancılar.

Bu kategori, vize veya ikamet süresini nispeten kısa bir süre aşan ve kendi iradesiyle düzeltici davranışta bulunan yabancılar lehine öngörülmüş bir istisna niteliğindedir. Bu nedenle yabancının durumunun bu kategoriye girip girmediğinin doğru değerlendirilmesi ve çıkış öncesinde idari para cezasının ödenerek kayıt altına alınması kritik önem taşımaktadır.

2.2. 1 Ay – 5 Yıl Arası Giriş Yasağı Uygulanan Hâller

İhlal süresi 3 ayı geçtiğinde, idari para cezası ödenmiş olsa dahi yabancı hakkında ihlal süresiyle orantılı giriş yasağı tesis edilmektedir. Yabancı, ihlal durumunun tespit edilmesinden önce kendiliğinden sınır kapısına gelmiş ve para cezasını ödemiş olsa bile, ihlal süresine karşılık gelen aşağıdaki yasak süreleri uygulanmaktadır:

İhlal SüresiGiriş Yasağı Süresi
3 ay – 6 ay1 ay
6 ay – 1 yıl3 ay
1 yıl – 2 yıl1 yıl
2 yıl – 3 yıl2 yıl
3 yıldan fazla5 yıl

2.3. 3 Ay – 5 Yıl Arası Giriş Yasağı Uygulanan Hâller

Aşağıdaki durumlarda yabancı hakkında daha ağır bir yaptırım rejimi uygulanmakta ve ihlal süresine göre 3 aydan 5 yıla kadar giriş yasağı kararı alınmaktadır:

  • İhlali kendiliğinden tespit ettirmiş olsa bile idari para cezasını ödemeyen yabancılar,
  • 3 aya kadar ihlalde bulunup hakkında sınır dışı etme kararı alındığı hâlde terke davet süresinde çıkış yapmayan ve/veya idari para cezasını ödemeyen yabancılar,
  • 3 aydan fazla (3 ay dâhil) ihlalde bulunup hakkında sınır dışı etme kararı alınarak Türkiye'yi terke davet edilen yabancılar (idari para cezası ödenip ödenmediğine bakılmaksızın),
  • İkamet izni talebi reddedilen veya ikamet izni iptal edilen ve kendisine tanınan sürede çıkış yapmayan yabancılar,
  • Çalışma izni talebi reddedilen veya çalışma izni iptal edilen ve kendisine tanınan sürede çıkış yapmayan yabancılar,
  • "180 günde 90 gün" kuralı çerçevesinde vize veya vize muafiyetinin sağladığı kalış hakkının tamamını kullandığı hâlde, 10 gün içinde ikamet iznine başvurma şartıyla ülkeye girişine izin verilmesine rağmen ikamet iznine başvurmayan yabancılar (uygulamada V-84 tahdit kodu),
  • İdari gözetim kararı sonlandırılarak alternatif yükümlülüklere tabi tutulan yabancılar (YUKK m. 57/A),
  • Görevli personel refakatinde sınır dışı edilen yabancılar.

Bu kategoride ihlal süresine göre uygulanan yasak süreleri aşağıdaki gibidir:

İhlal SüresiGiriş Yasağı Süresi
3 aya kadar3 ay
3 ay – 6 ay6 ay
6 ay – 1 yıl1 yıl
1 yıl – 2 yıl2 yıl
2 yıldan fazla5 yıl

2.4. Ödenmemiş Amme Alacakları: Fiilen Süresiz Giriş Engeli

Uygulamada en çok gözden kaçırılan hususlardan biri de budur. Tesis edilen giriş yasağının süresi sona ermiş olsa dahi, 492 sayılı Harçlar Kanunundan ve diğer mevzuattan kaynaklanan idari para cezaları ile amme alacaklarını ödemeyen yabancıların ülkeye girişine YUKK'un 7. ve 15. maddeleri kapsamında izin verilmemektedir.

Dolayısıyla süreli giriş yasağı, uygulamada fiilen süresiz bir giriş engeline dönüşebilmektedir. Bu nedenle tahdit kodu kaldırma davalarında veya özel meşruhatlı vize başvurularında borçların tasfiye edilmesi çoğu zaman ilk ve zorunlu aşamayı oluşturmaktadır.

3. Tahdit Kodları: İdari İşlemin Görünümü

Göç İdaresi'nin giriş yasağı kararları uygulamada yabancının siciline işlenen tahdit kodları aracılığıyla görünür hâle gelmektedir. Vize ve ikamet ihlali kaynaklı en sık karşılaşılan kodlar şunlardır:

  • Ç-101: 1-3 ay arası ihlal nedeniyle 3 ay giriş yasağı
  • Ç-102: 3-6 ay arası ihlal nedeniyle 6 ay giriş yasağı
  • Ç-103: 6 ay – 1 yıl arası ihlal nedeniyle 1 yıl giriş yasağı
  • Ç-104: 1-2 yıl arası ihlal nedeniyle 2 yıl giriş yasağı
  • Ç-105: 2-5 yıl arası ihlal nedeniyle 5 yıl giriş yasağı
  • Ç-113: Yasadışı giriş-çıkış nedeniyle tahdit kaydı
  • Ç-135: Yabancılar mevzuatına aykırılık ve/veya kamu alacaklarıyla bağlantılı tahdit kaydı
  • Ç-136: Sınır dışı masraflarını ödemeyenler
  • Ç-137: Terke davet edildiği hâlde ülkeyi terk etmeyenler
  • Ç-138: İNAD "Inadmissible Passenger" – kabul edilmeyen yolcu
  • Ç-141: Türkiye'ye girişi Bakanlık ön iznine tabi yabancı
  • V-69: İkamet izni iptal edilen yabancılar hakkında kullanılan tahdit kaydı
  • V-70: Anlaşmalı (sahte) evlilik şüphesi
  • V-84: 10 gün içinde ikamet iznine başvurma şartıyla giriş yapıp başvuruda bulunmayan yabancılar

Bu kodlar, hukuki nitelik itibarıyla icrai sonuç doğuran idari işlemler niteliğindedir. İlgili işlemlerin yabancıya tebliğ edilmesi gerekmesine rağmen, uygulamada birçok yabancı tahdit kaydını sınır kapısında, vize başvurusu sırasında veya bilgi edinme başvurusu sonrasında öğrenmektedir. Bu kod ve diğer tahdit kodlarına karşı 60 gün içinde dava açılarak, kaldırılması talep edilebilir.

3.1. İhlal, Suç ve Sınır Dışı Kaynaklı Diğer "Ç" Kodları

Ç-114: Suça karışmaları sebebiyle haklarında adli işlem yapılan ve mevcut vize, çalışma izni veya ikamet izni iptal edilen ya da sınır dışı edilen yabancılar hakkında 2 yıl süreyle uygulanır. Uygulamada tartışmalı yönü, henüz kesinleşmiş bir mahkûmiyet bulunmadan, salt adli takibata uğranmış olmasının kod tesisi için yeterli sayılmasıdır; bu durum masumiyet karinesi (Anayasa m. 38) ve adil yargılanma hakkı (Anayasa m. 36) bakımından eleştiriye açıktır. Kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat hâlinde kodun kaldırılması gerekir.

Ç-115: Cezaevinden tahliye edilen ve tahliyeyi müteakip sınır dışı edilen yabancılar hakkında 2 yıl süreyle uygulanır. Cezaevine girilmesine sebep olan suç türü Genel Müdürlüğe bildirilir ve suç türüne göre ayrıca "G" ve/veya "N" kodu işlenebilir. İsnat edilen suçtan beraat hâlinde ilgili veri girişleri kaldırılır.

Ç-116: Geçimini meşru olmayan yollardan sağladığı (uygulamada ağırlıkla fuhuş) değerlendirilen yabancılar hakkında 5 yıl süreyle uygulanır. Mekân denetimlerinde yalnızca bir eğlence mekânında bulunmuş olmak veya kolluğun sübjektif kanaati, somut delil olmaksızın sınır dışı için yeterli sayılmamalıdır; idare mahkemeleri bu tür soyut tespitlere dayanan işlemleri iptal etmektedir. İnsan ticareti mağduru olma ihtimali ayrıca değerlendirilmelidir.

Ç-117: 6735 sayılı Uluslararası İşgücü Kanunu'na aykırı biçimde çalışma izni olmaksızın çalıştığı tespit edilen yabancılar hakkında 1 yıl süreyle uygulanır. Tek başına kolluk değerlendirmesi yeterli görülmemeli, yabancının nerede ve hangi koşullarda yakalandığı incelenmelidir.

Ç-118: Sağlık Bakanlığı'nca belirlenen, kamu sağlığını tehdit eden bulaşıcı bir hastalığı doktor raporuyla sabit olan ve sınır dışı edilen yabancılar hakkında 5 yıl süreyle uygulanır. Tam teşekküllü devlet hastanesinden alınacak hastalık taşınmadığına dair rapor veya yurt dışından alınıp apostil şerhli rapor ile kayıt kaldırılabilir.

Ç-149: Kabul edilemez yolcu kapsamına alınan ve çatışma bölgeleriyle bağlantılı olabileceği ya da bu bölgelere geçebileceği Risk Analiz Birimlerince değerlendirilen yabancılar hakkında hudut kapısı personelince 5 yıl süreyle uygulanır.

Ç-150: Sahte ya da başkasına ait orijinal belge ibraz ettiği veya elektronik vize başvurusunda sahte bilgi girdiği tespit edilen yabancılar hakkında 5 yıl süreyle uygulanır. Belgedeki kimlik bilgileri kendisine ait olan kişi, durumun kendi iradesi dışında geliştiğini ispatlarsa kayıt kaldırılabilir.

Ç-151: Göçmen kaçakçılığı ve/veya insan ticareti suçları nedeniyle sınır dışı edilen yabancılar hakkında 5 yıl süreyle uygulanır.

Ç-152: Ülkemize girişi kısa süreli olarak engellenmek istenen yabancılar hakkında Genel Müdürlükçe 1 yıl süreyle uygulanır.

Ç-166: Kabul edilemeyen yolcu kapsamına alınan ve V-163 kodu bulunan, girişi YUKK m. 15/1-(f) ve (g) bentleri kapsamında uygun görülmeyen yabancılar hakkında hudut kapısı personelince 1 yıl süreyle uygulanır.

Ç-167: Vize, vize muafiyeti, çalışma veya ikamet iznini 3 ay (dâhil) ile 6 ay arasında ihlal eden ve hakkında sınır dışı kararı alınmadan kendiliğinden hudut kapısına/İl Müdürlüğüne gelerek para cezasını ödeyen yabancılar hakkında 1 ay süreyle uygulanır.

Ç-179: Organ/doku ticareti sebebiyle sınır dışı edilen yabancılar hakkında 5 yıl süreyle uygulanır.

3.2. Bildirici Nitelikli ve Koruma Bağlantılı "V" Kodları

V-71: Adres kayıt sistemindeki veya beyan ettiği adreste bulunamayan, adres değişikliğini süresinde bildirmeyen ya da gerçeğe aykırı beyanda bulunan yabancılar hakkında, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 50 ve 68 uyarınca uygulanır. İkamet izni başvurularında kolluk araştırmasında adreste bulunamama hâlinde sıklıkla karşılaşılır; tek bir ziyarette adreste bulunamamaya dayanan tutanaklar yeterli araştırma sayılmamalıdır. İdari para cezası ödenmezse ayrıca N-97 kodu işlenir.

V-74: Çıkışı Bakanlık/valilik iznine tabi olan, ağırlıkla uluslararası koruma statüsündeki yabancılar hakkında uygulanır. Bu yabancılar valilikten çıkış izni almaksızın yurt dışına çıkamaz; çıkış için önce statüden feragat, ardından izin başvurusu gerekir.

V-87: Geçici koruma statüsünde olup gönüllü olarak ülkesine dönen yabancılar hakkında uygulanır. Uygulamada Suriye uyruklular bakımından sık görülür. Gönüllü geri dönüş formunun yabancının anlayacağı dilde açıklanması hukuken zorunludur; aksi hâlde rızanın geçerliliği tartışmalı hâle gelir.

V-91: Ülkeden çıkışı izne tabi geçici koruma kapsamındaki yabancılar hakkında uygulanır. Geçici koruma izni devam ederken yurt dışına çıkış ancak Genel Müdürlük onayı ile mümkündür.

V-92: Geçici koruma kapsamındaki Suriye uyruklu yabancılardan mükerrer (2-3 kez) kayıt yaptıranların en güncel kaydı aktif tutulur; diğer kayıtlar hakkında V-92 işlenir. Bildirici niteliktedir.

V-137: Türkiye'yi terke davet edilen ancak tanınan sürede çıkış yapıp yapmadığı izlenen yabancılar hakkında, takip amacıyla uygulanır. Süresi içinde çıkış yapan ve şartları taşıyan yabancı hakkında kod hudut kapısı personelince kaldırılır; süresinde çıkmayanlar hakkında ihlal süresine karşılık gelen "Ç" kodu ile birlikte N-96/N-120 kodları işlenebilir.

3.3. Güvenlik ve Sağlık Kaynaklı "G" Kodları

G serisi kodlar, genel olarak güvenlik ve kamu sağlığı gerekçelerine dayanır ve çoğunlukla süresiz giriş yasağı sonucu doğurur. Bu kodlar idarenin en geniş takdir yetkisini kullandığı alandır; emsal kararlar, istihbarat raporlarının somut, ciddi ve yargı merciine sunulabilir bilgilere dayanmaması hâlinde işlemin iptal edilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

G-78: Bulaşıcı hastalık taşıyan yabancılar hakkında süresiz giriş yasağı doğuracak şekilde uygulanır. Hatalı teşhis başka bir sağlık raporuyla ortaya konabilir veya yabancı tedavi olup iyileşmişse, Göç İdaresi Başkanlığı'na başvuru üzerine kayıt kaldırılmalıdır.

G-82: Milli güvenlik aleyhine faaliyette bulunan veya bulunduğu şüphesi olan yabancılar hakkında uygulanır; süresiz giriş yasağı ve sınır dışı sonucu doğurabilir. Genellikle MİT veya emniyet istihbaratı bildirimine dayanır. İdare mahkemeleri, somut bir tespit içermeyen, salt "egemenlik/takdir yetkisi" savunmasına dayanan işlemleri iptal etmekte; ancak bazı bölge idare mahkemesi kararlarında bu yetkinin yabancı aleyhine geniş yorumlandığı görülmektedir.

G-86 / G-87: Genel güvenlik açısından tehlike arz ettiği değerlendirilen yabancılar hakkında uygulanır ve süresiz giriş yasağı ile sınır dışı sonucu doğurur. Anayasa Mahkemesi içtihadına göre, terör ve milli güvenlik bağlantılı bu tür işlemlerde idareden yüksek bir ispat standardı beklenmese de; soyut iddia yeterli değildir, somut olayın koşullarında kişinin milli güvenliği tehlikeye atan faaliyetine dair yeterli ve ciddi bilgilerin yargı merciine sunulması gerekir. Aksi hâlde aile hayatına saygı (Anayasa m. 20) ve etkili başvuru hakkı ihlali gündeme gelir.

G-89: Yabancı terörist savaşçı (YTS) olarak değerlendirilen yabancılar hakkında uygulanır; süresiz giriş yasağı doğurur. Uygulamada YTS niteliğindeki bazı yabancılara G-87 kodu da işlenebildiğinden, iki kod doğurduğu sonuç bakımından büyük ölçüde örtüşür.

3.4. Girişi Ön İzne Bağlayan "N" Kodları

N serisi kodlar, yabancının ülkeye girişini İçişleri Bakanlığı'ndan alınacak ön izin (meşruhat) şartına bağlar ve teknik olarak "giriş yasağı" sayılmaz. Ne var ki uygulamada ön izin hemen hemen hiçbir zaman verilmediğinden, bu kodlar fiilen süresiz giriş yasağına dönüşmektedir. Doktrinde ve emsal kararlarda, bu kodların giriş yasağı sayılmaması yoluyla işlemlerin yargı denetiminden kaçırılması eleştirilmektedir.

N-82: "İstizan/ön izin" kodu olarak da bilinir. Milli güvenlik aleyhine faaliyette bulunduğundan şüphelenilen yabancılar hakkında uygulanır; Ç-141'e oldukça benzer. Hakkında bu kod bulunan yabancı, vize muafiyeti olsa dahi özel izin almadıkça giremez. İptali için Göç İdaresi Başkanlığı'na dilekçeyle başvurulur; ret veya 60 günlük sürenin geçmesi üzerine idare mahkemesinde dava açılır.

N-95: YUKK m. 9/1-2 uyarınca girişi yasaklı olmasına rağmen ülkeye girebilmiş olup idari para cezasını ödemeyen yabancılar hakkında uygulanır.

N-96: Hakkında V-137 kaydı bulunan ve YUKK m. 56/1'de tanınan terke davet süresinde ülkeden ayrılmayan yabancılar hakkında uygulanır.

N-97: Hakkında V-71 kaydı bulunan ve 5490 sayılı Kanun m. 50/68 uyarınca yapılan idari işleme bağlı para cezasını ödemeyen yabancılar hakkında uygulanır.

N-119: 6735 sayılı Kanun'a göre izinsiz çalışmadan kaynaklanan idari para cezasını ödemediği bildirilen yabancılar hakkında uygulanır.

N-120: Vize/ikamet/çalışma ihlali bulunan ve 492 sayılı Harçlar Kanunu'na göre ihlal süresine ilişkin harcın bir katı fazlasını veya bağlı diğer harç ve para cezalarını ödemeyen yabancılar hakkında hudut kapısı personelince uygulanır.

3.5. Uluslararası Koruma Bağlantılı "O" Kodları

O-100: Uluslararası koruma başvurusundan gönüllü olarak vazgeçen yabancılar hakkında 1 yıl süreyle uygulanır.

O-176: Uluslararası koruma başvurusu geri çekilmiş sayılan; başvurusu hakkında kabul edilemez ya da uluslararası korumaya muhtaç değil kararı verilen; veya statüsü sona erdirilen yabancılar hakkında 3 yıl süreyle uygulanır.

O-177: Uluslararası koruma başvurusu hakkında hariçte bırakma kararı verilen, statüsü iptal edilen veya başvurusu reddedilen yabancılar hakkında 5 yıl süreyle uygulanır.

4. Sınır Dışı Etme Kararı ile İlişkisi

Vize veya vize muafiyeti süresini on günden fazla aşanlar ya da ikamet izninin sona ermesinden itibaren kabul edilebilir bir gerekçesi olmaksızın ikamet izni süresini on günden fazla ihlal edenler, YUKK m. 54/1-(e) ve (g) hükümleri uyarınca sınır dışı etme kararının muhatabı olabilmektedir. Sınır dışı kararı valilikler tarafından alınmakta ve buna bağlı olarak giriş yasağı tesis edilebilmektedir.

Bununla birlikte her sınır dışı işlemi giriş yasağı sonucunu doğurabilmekle birlikte, her giriş yasağı mutlaka bir sınır dışı kararına dayanmaz. Bazı durumlarda yalnızca tahdit kaydı işlenmesi suretiyle de yabancının ülkeye girişi engellenebilmektedir.

Burada önem taşıyan hususlardan biri, YUKK m. 55/1'de sınır dışı etme kararının alınamayacağı hâllerin tahdidi biçimde düzenlenmiş olmasıdır. Ölüm cezası, işkence veya insanlık dışı muamele riski bulunanlar; ciddi sağlık sorunları olanlar veya insan ticareti mağdurları gibi belirli kategoriler bakımından sınır dışı etme kararı alınamamaktadır.

Yabancının durumunun bu istisnalardan birine girip girmediği dikkatle değerlendirilmelidir. Zira sınır dışı kararına karşı açılacak iptal davası, çoğu dosyada sürecin en kritik aşamasını oluşturmaktadır. Bu davalar 7 gün içinde açılmalı olup, süresi içinde açılan iptal davası kural olarak sınır dışı işleminin icrasını kendiliğinden durdurmaktadır.

Ayrıca idari gözetim kararı verilmişse, buna karşı YUKK m. 57/6 kapsamında sulh ceza hâkimliğine itiraz edilmesi de mümkündür.

5. Kodlar Açısından Pratik Değerlendirmeler

Vize veya ikamet ihlalinde bulunan yahut hakkında tahdit kodu işlendiğini öğrenen yabancılar bakımından aşağıdaki hususlar stratejik önem taşımaktadır:

Çıkış Öncesi Aşama

Üç aydan kısa süreli ihlallerde, yabancının yetkili makamlarca tespit edilmeden önce sınır kapısına kendiliğinden başvurması ve Harçlar Kanunu kapsamındaki idari para cezalarını ödemesi, çoğu durumda giriş yasağı tesis edilmesini önleyebilmektedir. Bu imkân kaybedildikten sonra yabancının hukuki avantajı önemli ölçüde azalmaktadır.

İhlal Tespit Edildikten Sonra

Yakalama, idari gözetim veya sınır dışı kararıyla karşı karşıya kalan yabancılar yönünden genellikle iki paralel süreç işletilmektedir:

  • Sınır dışı kararına karşı idare mahkemesinde iptal davası açılması,
  • İdari gözetim kararına karşı sulh ceza hâkimliğine başvurulması.

Bu süreçlerde sürelerin kaçırılmaması hayati önem taşımaktadır.

Giriş Yasağı ve Tahdit Kaydının Kaldırılması

Uygulamada tahdit kodu ile giriş yasağı çoğu zaman aynı idari işlemin farklı görünüm biçimlerini oluşturmaktadır. Bununla birlikte bazı hâllerde yasak süresi sona ermesine rağmen tahdit kaydının sistemde tutulmaya devam ettiği görülmekte; bu durumda ayrıca sicil kaydının silinmesi talebi gündeme gelebilmektedir.

Hukuka aykırı tesis edildiği değerlendirilen tahdit kayıtları ve giriş yasağı kararları bakımından idare mahkemesinde iptal davası açılması yerleşik başvuru yoludur.

Öte yandan giriş yasağı devam ederken Türkiye'ye giriş ihtiyacının ortaya çıkması hâlinde, dış temsilcilikler aracılığıyla özel meşruhatlı vize başvurusu yapılması mümkündür. Ancak bu yöntem giriş yasağını ortadan kaldırmamakta; yalnızca belirli süre veya amaçla sınırlı giriş imkânı sağlayabilmektedir. Ayrıca özel meşruhatlı vize verilmesi idarenin takdirinde olup, otomatik bir hak niteliğinde değildir.

Borçların Tasfiyesi

Uygulamada hangi hukuki yol tercih edilirse edilsin, ödenmemiş harç ve idari para cezalarının tasfiye edilmesi çoğu dosyada ilk adımı oluşturmaktadır. Aksi hâlde, mahkeme kararının yabancı lehine sonuçlanması durumunda dahi idarenin YUKK m. 7 ve 15 hükümlerine dayanarak ülkeye girişe izin vermemesi söz konusu olabilmektedir.

6. Sonuç

Türkiye'ye giriş yasağı, yalnızca sınır kontrolüne ilişkin teknik bir işlem değil; yabancının seyahat özgürlüğü, aile hayatı ve ticari faaliyetleri üzerinde doğrudan etkiler doğuran icrai bir idari işlemdir.

Göç İdaresi Başkanlığı'nın 09.06.2020 tarihli kamuoyu açıklaması ve Göç İdaresi Başkanlığı'nın 10.07.2020 tarihli ve 55560999 sayılı Tahdit İş ve İşlemlerine İlişkin Genelge'si doğrultusunda şekillenen idari uygulama; ihlal süresi, ihlalin tespit şekli, sınır dışı kararının bulunup bulunmadığı ve idari para cezalarının ödenip ödenmediği gibi unsurlara göre farklılaşan çok katmanlı bir yaptırım sistemi ortaya çıkarmaktadır. Bu nedenle, vize veya ikamet ihlali yaşayan ya da hakkında tahdit kodu işlendiğini öğrenen yabancıların, süreleri kaçırmadan ve borçlarını tasfiye ederek bir hukukçudan destek almaları büyük önem taşımaktadır.