WhatsApp

BLOG

Yazılımın Patentlenebilirliği: Avrupa Patent Ofisi (EPO) İçtihatları

Yazılımın Patentlenebilirliği: Avrupa Patent Ofisi (EPO) İçtihatları

Yazılımın hukuki korumasında telif hukukunun bıraktığı boşluğu — işlevsellik, algoritma ve teknik çözüm mantığını — patent hukuku doldurmaktadır. Türk hukukunda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) m. 82/2-(c), bilgisayar programlarını salt kendileri itibarıyla buluş saymamakta; ancak m. 82/3 uyarınca patentlenebilirlik dışında kalma, yalnızca başvurunun münhasıran bu konuya ilişkin olması hâlinde söz konusu olmaktadır. Bu düzenleme Avrupa Patent Sözleşmesi (EPC) m. 52 ile paralel olduğundan, EPO Temyiz Kurullarının bilgisayar uygulamalı buluşlara ilişkin içtihadı, TÜRKPATENT uygulaması ve Türk mahkemeleri bakımından da yol gösterici niteliktedir. Yargıtay’ın doğrudan yazılım patentlenebilirliğine ilişkin yerleşik bir kararına ise henüz rastlanmamaktadır; bu boşluğu dolduran uluslararası emsal kararlar aşağıda sunulmaktadır.

EPO Teknik Temyiz Kurulu — T 208/84 (VICOM / Computer-related invention), 1986

Konu: Bilgisayar uygulamalı buluşlarda teknik karakter; “bütün olarak değerlendirme” yaklaşımı.

Karar Özeti: Bir buluş, içerdiği bilgisayar programı sayesinde teknik bir sonuç (somut olayda dijital görüntü işleme) meydana getiriyorsa, salt bilgisayar programı olarak nitelendirilemez ve EPC m. 52/2’deki patentlenebilirlik istisnası kapsamında değerlendirilmez. Buluşun bütünü teknik katkı sağladığı için patentlenebilir.

Değerlendirmemiz: Yazılım tabanlı buluşların patentlenebilirliğinin önünü açan dönüm noktasıdır. Buluşun teknik olmayan unsurlar (örneğin matematiksel yöntem veya algoritma) içermesinin, bütünün teknik karakterini ortadan kaldırmayacağı ilkesi bu kararla yerleşmiştir. SMK m. 82/3’teki “münhasıran” ölçütünün yorumunda da başvurulacak temel referanstır. Nitekim IBM kararlarıyla birlikte yaklaşım, programın kendisine yönelik istemlerin de teknik karakter taşıyabileceği yönünde evrilecektir.

EPO Teknik Temyiz Kurulu — T 1173/97 (IBM / Computer program product I), 01.07.1998

Konu: Bilgisayar programı ürünü istemlerinin patentlenebilirliği; “ilave teknik etki” (further technical effect) ölçütünün doğuşu.

Karar Özeti: Başvuruya konu buluş, bir bilgisayar sisteminde kaynak kurtarmaya (resource recovery) ilişkin olup, tamamlanamayan bir onay (commit) prosedürünün, uygulama çalışmaya devam ederken asenkron biçimde yeniden senkronize edilmesini sağlamaktadır. İnceleme birimi, yöntem ve sistem istemlerini patentlenebilir bulmasına karşın, bilgisayar programı ürününe ilişkin istemleri EPC m. 52/2-3 uyarınca “salt bilgisayar programı” sayarak reddetmiştir. Temyiz Kurulu ise her programın çalıştırıldığında donanımda kaçınılmaz olarak fiziksel etkiler doğurduğunu, bu olağan etkileşimin tek başına teknik karakter için yeterli olmadığını; ancak program, yazılım ile donanım arasındaki olağan fiziksel etkileşimin ötesine geçen ilave bir teknik etki üretiyorsa veya üretme potansiyeli taşıyorsa, kendi başına (taşıyıcıda kayıtlı olsun ya da olmasın) istem konusu yapılabileceğini kabul ederek ret kararını kaldırmıştır.

Değerlendirmemiz: Karar, EPO içtihadında VICOM ile başlayan dönemin “teknik katkı yaklaşımını” (contribution approach) m. 52 aşamasında terk eden ve bilgisayar uygulamalı buluşların bugünkü inceleme mimarisini kuran dönüm noktasıdır. “Salt program” istisnasının, teknik karakterden yoksun programlarla sınırlı dar bir istisna olduğu bu kararla yerleşmiştir. Uygulamadaki en somut sonucu, program ürünü istemlerinin (bugünkü karşılığıyla indirilebilir yazılım istemlerinin) kabul edilebilirliğinin önünün açılmasıdır. SMK m. 82/2-(c)’deki “sadece” ibaresinin yorumunda da başvurulacak temel karşılaştırmalı referanstır.

EPO Teknik Temyiz Kurulu — T 935/97 (IBM / Computer program product II), 04.02.1999

Konu: Perdelenen pencere bilgisinin görüntülenmesi; ilave teknik etki ölçütünün teyidi.

Karar Özeti: Buluş, bir bilgisayar ekranında ikinci bir pencerenin birinci pencerenin bir bölümünü örtmesi (perdelemesi) hâlinde, perdelenen bilginin tespit edilerek birinci pencerenin örtülmeyen bir bölümünde yeniden görüntülenmesine ilişkindir. Kurul, T 1173/97 ile aynı doğrultuda; bilgisayar programının, çalıştırıldığında olağan fiziksel etkileşimin ötesine geçen ilave bir teknik etki meydana getirmesi hâlinde EPC m. 52/2-3’teki istisnanın kapsamı dışında kalacağını ve program ürünü istemlerinin kural olarak reddedilemeyeceğini kabul etmiştir.

Değerlendirmemiz: İki IBM kararı birlikte, “ilave teknik etki” doktrinini tekil bir karar olmaktan çıkarıp yerleşik içtihat hâline getirmiştir. T 935/97’nin ayırt edici katkısı, ölçütün grafik arayüz ve görüntüleme yönetimi gibi kullanıcıya dönük yazılım katmanlarında da uygulanabildiğini göstermesidir: ekrandaki bilginin salt sunumu teknik sayılmazken, görüntüleme sürecinin bilgisayarın iç işleyişine ilişkin bir sorunu çözecek biçimde yönetilmesi teknik karakter kazandırabilir. Kararın bir diğer önemi, sonraki içtihatta (G 3/08 dâhil) referans çifti olarak anılan standardın ikinci ayağını oluşturmasıdır.

EPO Teknik Temyiz Kurulu — T 641/00 (COMVIK / Two identities), 26.09.2002

Konu: Teknik ve teknik olmayan unsurların bir arada bulunduğu (karma) istemlerde buluş basamağının değerlendirilmesi; “COMVIK yaklaşımı”.

Karar Özeti: Uyuşmazlığa konu EP 0 579 655 sayılı patent, GSM tipi dijital mobil telefon sistemlerinde tek kullanıcıya ait çok kimlikli akıllı kartın (çift kimlikli SIM kart) abone kimlik modülü olarak kullanılmasına ilişkindir. Kurul, ünlü ilke kararında şu çerçeveyi kurmuştur: Teknik ve teknik olmayan unsurların karışımından oluşan ve bütün olarak teknik karakter taşıyan bir buluşta, buluş basamağı yalnızca teknik karaktere katkı sağlayan unsurlar dikkate alınarak değerlendirilir; böyle bir katkı sağlamayan unsurlar buluş basamağının varlığını destekleyemez. Teknik olmayan amaçlar ise, problem-çözüm yaklaşımı çerçevesinde objektif teknik problemin formülasyonunda karşılanması gereken bir kısıt (gereklilik tanımı) olarak yer alabilir. Somut olayda, tekniğin bilinen durumundan ayrılan unsurların salt finansal-idari bir kavramı tanımladığı ve teknik nitelik taşımadığı tespit edilerek temyiz reddedilmiş, patentin hükümsüzlüğü kesinleşmiştir.

Değerlendirmemiz: COMVIK, bilgisayar uygulamalı buluşlar ve iş metotları alanında EPO’nun bugünkü inceleme sisteminin kurucu kararıdır; getirdiği iki aşamalı işleyiş (istemdeki teknik/teknik olmayan unsurların ayrıştırılması → yalnızca teknik katkının buluş basamağında değerlendirilmesi) EPO İnceleme Kılavuzu’na işlenmiş ve G 1/19 dâhil sonraki tüm içtihadın çatısını oluşturmuştur. Kararın incelikli ve uygulamada sıkça gözden kaçan yönü, teknik olmayan unsurları tümüyle yok saymak yerine bunların objektif teknik problemin içine “gereklilik tanımı” (requirement specification) olarak yerleştirilmesidir. Başvuru stratejisi bakımından mesajı nettir: tarifname ve istemler, yeniliği iş kuralında değil, o kuralın hayata geçirilmesindeki teknik mimaride (bellek yönetimi, sinyalleşme, veri yapısı, ağ etkileşimi gibi) temellendirecek şekilde kaleme alınmalıdır.

EPO Teknik Temyiz Kurulu — T 258/03 (HITACHI / Auction method), 21.04.2004

Konu: Bilgisayar uygulamalı iş metotlarında teknik karakter ile buluş basamağının ayrıştırılması; “herhangi bir donanım” (any hardware) yaklaşımı.

Karar Özeti: Başvuru, bir sunucu, istemciler ve ağ üzerinden yürütülen otomatik müzayede (açık artırma) yöntemine ilişkindir. Kurul, teknik araçlar içeren veya teknik araçlarla yürütülen bir yöntemin EPC m. 52/1 anlamında “buluş” sayılacağını; teknik karakter değerlendirmesinin tekniğin bilinen durumuyla karşılaştırma yapılmaksızın gerçekleştirileceğini kabul ederek istisna eşiğini oldukça düşük tutmuştur. Buna karşılık buluş basamağı incelemesinde yalnızca teknik katkı sağlayan unsurlar dikkate alınmış; müzayede kurallarının (teknik olmayan iş metodu unsurlarının) bilinen bir sunucu-istemci mimarisine taşınmasının teknik bir katkı içermediği gerekçesiyle başvuru buluş basamağı yokluğundan reddedilmiştir.

Değerlendirmemiz: Hitachi kararı, günümüz EPO uygulamasının iki sütununu birleştirir: teknik karakter eşiğinin neredeyse her donanım unsuruyla aşılabildiği geniş kabul ile buluş basamağının yalnızca teknik özellikler üzerinden değerlendirildiği COMVIK yaklaşımının (T 641/00) tutarlı uygulaması. Stratejik mesajı nettir: bir iş modelini veya finansal yöntemi bilgisayar ağına taşımak patent kazandırmaz; korunabilir katkı, o modelin uygulanması sırasında ortaya çıkan teknik soruna getirilen aşikâr olmayan teknik çözümde aranmalıdır. Hitachi, IBM’de geliştirilen ilave teknik etki doktrinini reddetmez; aksine teknik karakter eşiğini düşük tutup teknik katkı tartışmasını buluş basamağı aşamasına ötelemiştir.

EPO Teknik Temyiz Kurulu — T 424/03 (Microsoft / Clipboard formats I), 2006

Konu: Bilgisayar programı ile bilgisayar tarafından yürütülen yöntem arasındaki ayrım.

Karar Özeti: Bilgisayar programı (komutlar dizini) ile bilgisayar tarafından yürütülen yöntem (bilgisayarın iç işleyişindeki teknik etkileşimler) birbirinden farklıdır. Yöntem, bilgisayarın iç işleyişine ilişkin teknik bir sorunu çözüyorsa (somut olayda farklı uygulamalar arasında veri aktarımının iyileştirilmesi), bu durum buluşa teknik karakter kazandırır.

Değerlendirmemiz: Karar, EPO içtihadında üç katmanlı bir ayrımı tescillemesi açısından dönüm noktasıdır: “bilgisayar programı” (salt komut dizini) patentlenemez; ancak “bilgisayar uygulamalı yöntem” (teknik araçları kullanan ve etki yaratan süreç) ve “program ürünü” (teknik ortama kaydedilmiş ve ilave teknik etki yaratan program) patentlenebilir. Stratejik mesajı nettir: istem yazım tekniğinde, korunmak istenen katman “program” olarak değil, “yöntem” veya “ürün” olarak kurgulanmalıdır. Bu yönüyle T 1173/97 (IBM) ile başlayan “ilave teknik etki” doktrininin en önemli uygulama kararlarından biridir ve SMK m. 82/2-(c) yorumunda da referans alınmalıdır.

EPO Genişletilmiş Temyiz Kurulu — G 3/08 (Programs for computers), 2010

Konu: Bilgisayar programlarına ilişkin EPO içtihatları arasındaki farklılıkların değerlendirilmesi.

Karar Özeti: Genişletilmiş Temyiz Kurulu, farklı Temyiz Kurulu kararları arasındaki yaklaşım farklılıklarının hukuki gelişimin olağan bir parçası olduğunu ve başvuruyu gerektiren nitelikte bir içtihat çelişkisi bulunmadığını belirtmiştir.

Değerlendirmemiz: Karar, IBM ve Clipboard çizgileri arasındaki nüansları meşrulaştırarak mevcut içtihat mimarisini (istisnanın dar yorumu + ilave teknik etki + COMVIK buluş basamağı analizi) fiilen onaylamıştır. Bilgisayar uygulamalı buluşlarda tek ve katı bir formül yerine, olay bazında teknik katkı değerlendirmesinin esas olduğunun üst düzey teyididir.

EPO Genişletilmiş Temyiz Kurulu — G 1/19 (Pedestrian simulation), 2021

Konu: Bilgisayar uygulamalı simülasyonların patentlenebilirliği ve COMVIK yaklaşımının simülasyonlara uygulanması.

Karar Özeti: Genişletilmiş Temyiz Kurulu, bilgisayar uygulamalı buluşlara ilişkin yerleşik içtihadın bilgisayar uygulamalı simülasyonlara da uygulanacağına ve buluş basamağı değerlendirmesinde yerleşik COMVIK yaklaşımının korunacağına hükmetmiştir. Kurul özetle; bilgisayar uygulamalı buluşların bir grup olarak baştan (a priori) patent korumasının dışında tutulamayacağını, sayısal simülasyonların teknik karakter kriterini karşılayıp karşılamadığının her somut olayda ayrı ayrı inceleneceğini ve simülasyonun bir tasarım sürecinin parçası olarak istem edilmesinin bu sonucu değiştirmeyeceğini belirtmiştir.

Değerlendirmemiz: Karar, simülasyonlar için ayrı ve daha elverişli bir patentlenebilirlik rejimi kurmamış; mevcut durumu koruyarak simülasyonları genel bilgisayar uygulamalı buluş testine tabi tutmuştur. Bu tercih öngörülebilirliği artırması bakımından isabetlidir: simüle edilen sistemin teknik prensiplere dayanması tek başına yeterli olmayıp, buluş basamağına ancak teknik katkı sağlayan unsurlar dâhil edilecektir. Kurulun katı bir fiziksellik şartı getirmemesi, dijital ikiz ve mühendislik simülasyonu geliştiren şirketler lehinedir; ancak başvuru stratejisinde istemlerin, simülasyon çıktısının teknik bir amaca bağlandığını açıkça ortaya koyacak biçimde kaleme alınması belirleyici olmaya devam edecektir.

Sonuç

EPO’nun bilgisayar programlarına yaklaşımı inişli çıkışlı ancak sürekli evrilen bir yol izlemiş, her karar bir sonrakine zemin hazırlamıştır. Telif korumasının bilinçli olarak dışında bırakılan katman — işlevsellik, algoritma ve teknik çözüm mantığı — EPO içtihadının çizdiği çerçevede bilgisayar uygulamalı buluş patentiyle korunabilmekte; SMK m. 82’nin EPC ile paralel yapısı bu içtihadı Türk uygulaması bakımından da işlevsel kılmaktadır. Yazılım varlıklarını koruma altına almak isteyen şirketler için doğru strateji, telif ve patent rejimlerini birbirinin alternatifi değil tamamlayıcısı olarak kurgulamak; sözleşme, tescil ve delil altyapısını da bu içtihat gerçekliğine göre baştan tasarlamaktır. Yazılımın Yargıtay kararları ışığında telif korumasına dair değerlendirmemiz için ise önceki yazımızı okuyabilirsiniz.