WhatsApp

BLOG

  • Türk hukukunda eşler arasında boşanma kararı ile birlikte, evlilik birliği içinde edinilen mallar hakkında karar verilmemektedir. Eşler arasında evlilik birliği içinde edinilen mallarla ilgili bir sözleşme yoksa ayrıca mal rejiminin tasfiyesine ilişkin dava açmak gerekmektedir.

  • Taraflar malların paylaşımı konusunda serbestçe mal rejimi sözleşmesi yapabilmektedirler. Bu sözleşme evlenmeden önce, evlilik sırasında veya evlenmeden sonra yapılabilir. Eşler mal rejimi sözleşmesi yapmak zorunda değillerdir, seçimlik mal rejimlerinden birini seçmediklerinde aralarında yasa gereği edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir.

  • 31.12.2001 tarihine kadar edinilen mallarda yasal mal rejimi, mal ayrılığı iken; 01.01.2002’den sonra geçerli olan yasal mal rejimi ise edinilmiş mallara katılma rejimidir.

  • Türk Medeni Kanunun kabul ettiği seçimlik mal rejimleri şöyledir:

  • Mal ayrılığı rejimi (TMK. m. 242 vd.)
  • Paylaşmalı mal ayrılığı (TMK. m. 244 vd.)
  • Mal ortaklığı (TMK. m. 256 vd.).
  • Edinilmiş Mal Rejimi

  • Her bir eşin bütün malları aksi ispat edilmedikçe edinilmiş mal sayılır. Böylece eşlerin tüm malları paylaşıma tabi sayılmaktadır. Aynı kural borçlar için de geçerlidir. Edinilmiş mal rejiminde evlilik birliği içinde edinilen mallar da borçlar da eşit bölünür.

  • Kanun gereği edinilmiş mal sayılan mallar şunlardır;

  • Çalışmasının karşılığı olan edinimler,
  • Sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurum ve kuruluşlarının veya personele yardım amacı ile kurulan sandık ve benzerlerinin yaptığı ödemeler,
  • Çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar,
  • Kişisel mallarının gelirleri,
  • Edinilmiş malların yerine geçen değerler.
  • Yasal mal rejiminde temel esas her iki eşin evlilik süresince edindikleri malları değer itibariyle eşit şekilde paylaşmaktır. Her bir eşe ait mallar, aksini ispat edemediği sürece edinilmiş mal sayılmış, bu yönde adi karine kabul edilmiştir.

  • Tarafların kişisel malları ise paylaşım dışıdır. Kişisel malın ispatı iddia eden tarafa düşmektedir.

  • Evlilikte Kişisel Mal Nedir?

  • Eşlerden her birinin kişisel malları tasfiyeye girmez.

  • Aşağıda belirttiğimiz mallar, kanun gereğince kişisel maldır (TMK. md. 220):

  • Eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşyası,
  • Mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan veya bir eşin sonradan miras yoluyla ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği malvarlığı değerleri,
  • Manevî tazminat alacakları,
  • Kişisel mallar yerine geçen değerler.
  • Yularıda belirtilen mallar kişisel mal olarak kabul edilir ve paylaşıma dahil edilmez.
  • Mal rejiminin tasfiyesi süreci

  • Eşler arasında açılacak mal rejiminin tasfiyesine ilişkin davada katılma alacağı, değer artış payı alacağı, katkı payı alacağı taleplerinde bulunulabilecektir.

  • Mal rejiminin tasfiyesine ilişkin davada öncelikle davalı eşin boşanma davası açıldığı veya ölüm tarihinde malvarlığının (edinilmiş malların) neler olduğunun tespiti yapılarak, malların değerleri belirlenir. Bu değerler üzerinden artık değer bulunur. Katılma oranın artık değere uygulanır ve katılma alacağı bulunur.

  • Bir eşin kişisel mallara ilişkin borçları edinilmiş mallardan veya edinilmiş mallara ilişkin borçları kişisel mallarından ödenmiş ise, tasfiye sırasında denkleştirme istenebilir.

  • Katılma Alacağı (Artık Değer)

  • Artık değer, eklenmeden ve denkleştirmeden elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere her eşin edinilmiş mallarının toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan miktardır. Her eş veya mirasçıları, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olurlar.

  • Zina veya hayata kast nedeniyle boşanma hâlinde hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilir.

  • Mal Paylaşımında Maların Hangi Tarihteki Değeri Dikkate Alınır?

  • Yargıtay son yıllardaki uygulamasında, eklenecek değer olarak malvarlıklarının devri tarihlerindeki değil tasfiye tarihindeki değeri ile tasfiyeye girmesini kabul etmektedir. Çünkü ülkemizde boşanma davasının açılması ile mal rejiminin tasfiyesi arasında çok uzun yıllar geçmekte ve bu sürelerde taşınmazlar oldukça değer kazanmaktadır. Bu da kötü niyetli eşi bir kere daha ödüllendirmek anlamına gelmektedir.

  • Değer Artış Payı Nedir?

  • Değer artış payı Eşlerin evlilik devam ettiği süre içinde birbirlerinin malına yapmış oldukları katkıları mal rejiminin sona ermesinden sonra birbirlerinden talep etmeleri halinde talep edilen bu alacağın adı değer artış payı alacağıdır (işbu alacağın 01.01.2002 öncesi mal ayrılığı dönemindeki karşılığı katkı payı alacağıdır, ayrı bir alacak türü olarak ileride açıklanacaktır).

  • Örneğin, A ile B 01.04.2010 tarihinde evlenmişlerdir, aralarında mal rejimi sözleşmesi yoktur. Taraflar evlilik birliği içinde bir ev satın almışlardır. Söz konusu evin mutfak ve banyosu B’nın evlenmeden önce biriktirdiği paralarla tadilat yapılmştır. Bu tadilatın masrafları olarak bir bedel harcamıştır. Bu tadilat masrafları denkleştirme kapsamında hesaba katılır. Tadilatı yapan kişiye tadilat değerince değer artış payı hesap edilir.

  • Katkı payı alacağı Nedir?

  • 01.01.2002 öncesi dönemde eşlerden biri adına kayıtlı olan bir mala diğer eşin katkıda bulunması ve evlilik birliği sona erdikten sonra bu maldan faydalanma olanağı ortadan kalkması nedeni ile katkıda bulunan eşe katkısının karşılığını talep edebilme imkanı veren kaynağını Borçlar Hukukundan alan bir alacak türüdür. Eşlerin birbirlerinin malvarlığına katkıları; emek ile, gelir ile, ikame bir malvarlığı ile/para ile olabilir.

  • Katkı Payı Alacağı Talep Etmenin Şartları

  • Eş katkıyı evli iken yapmalıdır. (eşin evli iken yaptığı bu katkısı bağışlama iradesi olarak kabul edilmemektedir.)
  • Nişanlılık döneminde yapılan katkılar için ancak genel yetkili mahkemelerde alacak davası açılabilir.
  • Eş bu katkısı için uygun bir karşılık almamış olmalıdır. (konuttan evli iken yararlanma bir karşılık olarak yorumlanamaz)
  • Aile Konutu Ve Paylı Mülkiyet

  • Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz.

  • Eşlerden hangisine ait olduğu ispat edilemeyen mallar onların paylı mülkiyetinde sayılır. Aksine anlaşma olmadıkça eşlerden biri diğerinin rızası olmadan paylı mülkiyet konusu maldaki payı üzerinde tasarrufta bulunamaz.

İlgili Yazılar

Tüm blog yazıları