WhatsApp

BLOG

  • Boşanma, evlilik birliğinin sonlandırılması için gerekli hukuki bir işlemdir. Evlilik eşler arasında anlaşmalı boşanma şeklinde sonlandırılabileceği gibi, eşlerin anlaşamaması halinde çekişmeli boşanma dava yolu ile sonlandırılabilmektedir.

  • Boşanma taraflar arasında, iletişim problemleri, saygının azalması, kültürel uyuşmazlıklar, kötü alışkanlıklar, maddi konularda yaşanan anlaşmazlıklar, evliliğin taraflara getirdiği sadakat yükümlülüğüne aykırılık gibi sebeplerle olabilir. Bu sebepleri kapsayan durumlar kanunda maddeler hâlinde düzenlemiştir.

  • Boşanma sebepleri;

  • 1.Zina Nedeniyle Boşanma (TMK 161. mad.)
  • 2.Hayata Kast, Pek Kötü Muamele, Onur Kırıcı Davranış Nedeniyle Boşanma (TMK 162. mad.)
  • 3.Haysiyetsiz Hayat Sürme ve Suç İşleme Nedeniyle Boşanma (TMK 163. mad.)
  • 4.Terk Nedeniyle Boşanma (TMK 164. mad.)
  • 5.Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma (TMK 165)
  • 6.Evlilik Birliğinin Sarsılması (Şiddetli Geçimsizlik) Nedeniyle Boşanma
  • 7.(TMK 166/1. mad.)
  • 8.Anlaşmalı Boşanma (TMK 166/3. mad.)
  • 9.Fiili (Eylemli) Ayrılık Nedeniyle Boşanma (TMK 166/4. mad.)
  • 1. Zina Nedeniyle Boşanma

  • Zina, Türk Medeni Kanunu’nda bir boşanma sebebi olarak düzenlenmiştir. Kanunda zinanın bir boşanma sebebi olduğu belirtilmiş ve tanımına yer verilmemiştir. Zina, yargı kararları ve doktrinde “eşlerden birinin, evlilik birliği devam ederken, karşı cinsten bir kişiyle isteyerek cinsi münasebette bulunması” şeklinde tanımlanmaktadır.

  • Zinanın boşanma sebebi olması için, eşlerden birinin, evlilik dışı üçüncü bir kişiyle cinsi münasebette bulunulması yeterli sayılmaktadır.

  • Zinanın ispatı her türlü delille mümkündür. Tanık beyanları, fotoğraflar, mesaj içerikleri, ses kayıtları zina sebebiyle boşanma davasında delil olarak kullanılabilecektir. Ancak bu delillerin hukuka uygun olması gerekmektedir. Tarafların ortak yaşadığı konut içerisine dinleme cihazı yerleştirilerek alınan kayıtlar veya taraflardan birinin diğerinin rızası olmaksızın telefon konuşması esnasında aldığı ses kayıtlarının delil niteliği bulunmamaktadır.

  • Zina sebebiyle boşanma davası iki durumda açılamayacaktır. Bu durumlardan biri zamanaşımı, diğer hal ise zina eden eşin diğer eş tarafından affedilmesidir.

  • Zinayı öğrenen eşin, zina fiili zamanaşımına uğramadan boşanma davasını açması gerekmektedir. Zina nedeni ile dava açmada süre eşin zinayı öğrenmesi tarihinden başlamaktadır. Zinayı öğrenen eşin altı ay içinde zinaya dayalı boşanma davasını açması gerekmektedir.Ancak eğer zina eylemi halen devam ediyorsa süre koşulu aranmayacaktır. Zinanın öğrenilmesinden itibaren beş yıl geçmesi halinde ise zinaya dayanılamayacaktır.

  • Zinanın affedilmesi durumunda da dava açılamayacaktır. Zinanın öğrenilmesine rağmen aynı evde yaşanması muhakkak surette affetmek anlamı taşımamaktadır. Yargıtay Zina eyleminde bulunmasına rağmen eşiyle birlikte yaşamaya devam eden diğer eşin bu davranışından, mutlak surette eşini affettiği anlamı çıkarılmaması gerektiği yönünde kararlar vermektedir.

  • 2. Hayata Kast, Pek Kötü Muamele ya da Onur Kırıcı Davranış Sebebiyle Boşanma

  • Hayata Kast, pek kötü muamele ya da onur kırıcı davranış sebepleri de boşanma sebepleri olarak gösterilmiştir.

  • Hayata kast; eşlerden birinin, diğer eşin hayatına kastedecek her türlü davranışıdır. Eşlerden birinin diğerini öldürme teşebbüsü, intihara teşvik veya ölmemesi için alınması gereken önlemleri almamak gibi davranışları bu tür davranışlardan sayılmaktadır.

  • Pek kötü davranış; Eşlerden birinin diğer eşin vücut bütünlüğüne yönelik her türlü saldırıdır. Eşlerden birnin diğerine dövme ve fiziksel şiddet uygulama, evden kovma gibi davranışlar gösterilebilmektedir.

  • Onur kırıcı davranış ise; hakaret etmek, iftira atmak gibi davranışlardır.

  • Hayata Kast, pek kötü muamele ya da onur kırıcı davranış sebebiyle açılacak boşanma davalarında eşin boşanma sebebini öğrenmesinden itibaren 6 ay, her halde 5 sene geçmesiyle dava hakkı düşmektedir.

  • 3.Haysiyetsiz Hayat Sürme ve Suç İşleme Nedeniyle Boşanma

  • Haysiyetsiz hayat sürme; toplumun değerleri ile ahlak, şeref ve namus anlayışına aykırı yaşam tarzının benimsenmesi ve bu yaşam tarzının devamlılık arz edecek şekilde sürdürülmesi demektir.

  • Eşlerden birinin üçüncü bir kimse ya da kimselerle bir süre evlilik dışı ilişki yaşaması, eşcinsel ilişkiler, uyuşturucu madde ticareti yapmak, alkol ve kumar bağımlılığı, hayat kadını olarak çalışmak, ekonomik durumu iyi olmasına rağmen dilenmek haysiyetsiz hayat sürme sayılan davranışlara örnek olarak gösterilebilir.

  • Eşlerden birinin suç işlemesi de bir boşanma nedenidir. Ancak her suç boşanma kararı verilmesine gerekçe olmayacaktır. Eşlerden biri, küçük düşürücü suç işler ve bu nedenden ötürü evlilik birliğinin devamı diğer eşten beklenemezse, diğer eş boşanma davası açabilir. Bu nitelikte bir suç işleyen eşin mahkûm olması ya da kovuşturmaya tabi tutulması ise şart değildir.

  • 4.Terk Nedeniyle Boşanma

  • Terk, eşlerden birinin, evlilik birliğinin kendisine yüklediği yükümlülükleri yerine getirmemek amacıyla, isteyerek ve sürekli olarak ortak yaşamı terk etmesi ve haklı bir neden olmadan ortak yaşama dönmemesidir. Ortak konutu haklı sebeple terk eden eşe, terk sebebiyle boşanma davası açılamaz.

  • Terke dayalı boşanma davası sıkı şekil şartlarının gerçekleşmesine bağlıdır. Bunlar aşağıda kısaca açıklanmıştır;

  • Terk sebebiyle boşanmanın ilk şartının ilk unsuru eşlerin ortak bir konusu olmasıdır. Daha sonra eşlerden biri, bu ortak konutu ortak hayata son vermek amacıyla terk etmiş olmalıdır. Eşlerden herhangi birinin ortak konuttan ayrılarak kendi ailesinin yanında veya başka bir konutta yaşamaya başlaması, ortak hayatı bırakıp gitme anlamında terktir. Bu terk eyleminni dört ay boyunca devam etmesi gerekmektedir.

  • Eşlerden birinin diğer eşi evden kovması veya ortak konuttan ayrılmaya zorlaması terk sayılmamaktadır.

  • “Terk” sebebiyle boşanma davasının açılabilmesi için ikinci şart ortak konutu terk eden ve dört aydır ortak konuta dönmeyen eşe diğer eş tarafından “eve dön ihtarı” çekilmesidir.

  • Eve dön ihtarı ise ; hâkim kararı veya noter aracılığıyla çekilebilmektedir. Terk eden eşe iki ay içinde ortak konuta dönmesi gerektiğini ihtar ederek dönmemesi hâlinde doğacak sonuçlar hakkında uyarıda bulunur.

  • Eve dön ihtarının kendisine tebliğinden itibaren iki ay içinde ortak konuta dönmeyen eşe karşı terk sebebiyle boşanma davası açılabilir.

  • Uygulamada Türk hukukunda terk sebebiyle boşanma davası açılması sıkı koşullara tabî tutulduğundan çok fazla tercih edilmemektedir. Terk sebebiyle açılan boşanma davalarının büyük kısmı dava şartlarının gerçekleşmemesi sebebiyle reddedilmektedir.

  • 5.Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma

  • Eşlerden biri akıl hastası olup da bu yüzden ortak hayat diğer eş için çekilmez hâle gelirse, hastalığın geçmesine olanak bulunmadığı resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmek koşuluyla akıl hastası olan eşe karşı boşanma davası açılabilir.

  • Akıl hastalığına dayalı boşanma davası açılabilmesi için akıl hastası eşin bu hastalığının geçmesine olanak bulunmamalıdır.

  • 6.Evlilik Birliğinin Sarsılması (Şiddetli Geçimsizlik) Nedeniyle Boşanma

  • Şiddetli geçimsizlik, genel boşanma sebebidir. Eşlerden biri için evliliğe devam etmek çekilmez bir hal almışsa, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı kabul edilerek boşanma davası açtığı bir boşanma davası türüdür. Kanuna göre, ortak hayatın sürdürülmesi kendilerinden beklenmeyecek kadar çekilmez olması halinde eşler, bu boşanma sebebine dayanarak boşanma talep edebilmektedir.

  • Küçük düşürücü davranışlar, içki ve kumar düşkünlüğü, aşırı borçlanma, şiddet, eşe gelenekler ve din gibi konularda baskıda bulunmak evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına örnek olarak verilebilecektir.

  • Eşlerden birinin eş dost yanında devamlı olarak diğer eşi rencide etmesi, eşlerin birbirlerinin değerlerine saygısızlık etmeleri, birbirlerinin ana babalarına hakaret etmeleri, sadakatsizlik, işbu boşanma davasının sebepleri arasındadır.

  • 7.Anlaşmalı Boşanma

  • Taraflar kendi aralarında boşanmanın mali sonuçları ve çocukların velayeti hususunda anlaşıp, “boşanma protokolü’’ düzenleyip, mahkemeye sunarak kısa sürede ve tek celsede boşanabilmektedirler.

  • Evlilik birliği en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin açmış olduğu davayı diğer eşin kabul etmesi halinde evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılarak anlaşmalı boşanmaya karar verilebilmektedir.

  • Hâkimin boşanma kararı verebilmesi için tarafları bizzat dinlemesi ve iradelerinin serbestçe açıklanıp açıklanmadığına kanaat getirmesi gerekir. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak gerekli gördüğü takdirde ‘’boşanma protokolünde’’ değişiklik yapabilir.

  • 8.Fiili (Eylemli) Ayrılık Nedeniyle Boşanma

  • Fiili ayrılık sebebiyle boşanmaya karar verilebilmesi için daha önce eşlerden biri tarafından, herhangi bir boşanma sebebine dayanılarak dava açılmış olmalı ve açılan bu dava mahkeme tarafından reddedilerek kesinleşmelidir. Bu kesinleşme tarihinden itibaren de üç yıl geçtikten sonra işbu maddeye dayalı olarak dava açılabilmektedir.

  • Fiili ayrılık nedeniyle boşanmanın düzenlendiği Türk Medeni Kanunu’nun 166/IV. Maddesi Anayasa Mahkemesi tarafından 22.02.2024 tarihinde iptal edilmiştir. 2024 yılı itibariyle bu konuda bir düzenleme yapılmamıştır.

İlgili Yazılar

Tüm blog yazıları