WhatsApp

BLOG

Türk Ceza Hukukunda Kullanmak İçin Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Suçları

Giriş

Bu yazı, Türk Ceza Hukuku bağlamında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme, bulundurma ve kullanma suçlarını inceleyen bir metindir. Temel bulgular, uyuşturucu maddelerle mücadelenin sadece cezai bir mesele değil, aynı zamanda tıbbi, sosyal ve uluslararası boyutu olan karmaşık bir yapı olduğunu göstermektedir. Türk hukuk sisteminde, özellikle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) ile birlikte, uyuşturucu kullanan bireylerin doğrudan cezalandırılmasından ziyade ıslah edilmesi ve tedaviye yönlendirilmesi öncelikli bir politika haline gelmiştir. 2014 yılında yapılan 6545 sayılı Kanun değişikliği ile bu suç tipi, "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" ve "denetimli serbestlik" gibi ceza muhakemesi kurumlarıyla daha entegre ve karmaşık bir yapıya bürünmüştür.

1. Kavramsal Çerçeve ve Tanımlar

Uyuşturucu ve uyarıcı maddeler; yapısal özellikleri, insan üzerindeki fizyolojik ve psikolojik etkileri ve yarattıkları toplumsal sonuçlar nedeniyle tıp, kriminoloji, sosyoloji ve hukuk gibi pek çok bilim dalının konusunu oluşturmaktadır.

1.1. Sözlük ve Etimolojik Tanımlar

  • Uyuşturucu: TDK'ya göre uyuşturma özelliği olan, narkotik, düşünmekten alıkoyan maddedir. "Narkotik" kelimesi Yunanca "narke" (uyku) kökeninden gelmektedir.
  • Uyarıcı: Uyarma özelliği olan, bir organı veya işlevi harekete geçiren maddeyi ifade eder.
  • Terminoloji Tercihi: TCK, hem uyuşturma hem de uyarma etkisi yapan maddeleri kapsamak adına "uyuşturucu veya uyarıcı madde" tabirini kullanmaktadır.

1.2. Tıbbi ve Bilimsel Tanımlar

Tıbbi açıdan bu maddeler, merkezi sinir sistemini etkileyerek işlevsel değişikliklere, duyarlılığın azalmasına, bilinç bulanıklığına ve bağımlılığa yol açan maddeler olarak tanımlanır.

1.3. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Tanımı

WHO, bu maddeleri şu kriterlerle tanımlamaktadır:

  • Bitkisel kökenli veya sentetik olması.
  • Merkezi sinir sistemini etkilemesi.
  • Fiziksel ve/veya ruhsal bağımlılık yapması.
  • Doz artırma ihtiyacı (tolerans) yaratması.

2. Uluslararası Mevzuat ve Örgütlenmeler

Uyuşturucuyla mücadele küresel bir nitelik taşıdığı için pek çok uluslararası sözleşme ve örgüt bu süreci yönetmektedir.

2.1. Temel Uluslararası Sözleşmeler

SözleşmeOdak Noktası
1961 Tek SözleşmesiUyuşturucu maddeleri listeleyen (Cetvel sistemi) temel uluslararası metindir.
1971 Psikotrop Maddeler SözleşmesiTıbbi amaçlı ancak kötüye kullanılan sentetik maddelerin kontrolünü hedefler.
1988 BM SözleşmesiKaçakçılıkla mücadele, kenevir ve koka ağacı gibi bitkilerin tanımlanmasını içerir.

2.2. Uluslararası Örgütler

  • Birleşmiş Milletler Bünyesi: UNODC (Uyuşturucu ve Suç Ofisi), CND (Uyuşturucu Maddeler Komisyonu), INCB (Milletlerarası Uyuşturucu Kontrol Organı).
  • Avrupa Birliği Bünyesi: EMCDDA (Avrupa Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığını İzleme Merkezi).
  • Diğer: INTERPOL, Pompidou Grubu.

3. Türk Hukukunda Yasal Düzenlemeler

Türkiye'de uyuşturucu maddeler sadece TCK'da değil, özel kanunlarda da düzenlenmiştir.

2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanun: Maddelerin imali, ithali ve ihracını denetler. Cumhurbaşkanı kararıyla listeler güncellenebilir.

3298 sayılı Uyuşturucu Maddelerle İlgili Kanun: Özellikle afyon ve haşhaş ekimi, alımı ve satımı ile ilgili esasları belirler.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu: Suç ve cezaların kanuniliği ilkesini gözeterek uyuşturucu ve uyarıcı maddeleri kapsayan esnek ama kapsayıcı bir dil kullanmaktadır. 191. maddede düzenlenen kullanma suçu, zaman içinde en çok değişikliğe uğrayan maddelerden biri olmuştur.

4. Suçun Unsurları ve Analizi (TCK Madde 191)

Suçun hukuki konusu kamu sağlığıdır. Maddi konusu ise kanunlarda belirtilen veya uyuşturucu/uyarıcı etkisi olan maddelerdir.

4.1. Seçimlik Hareketler

Suç, aşağıdaki hareketlerden herhangi birinin gerçekleştirilmesiyle oluşur:

  • Satın almak.
  • Kabul etmek.
  • Bulundurmak (Kişisel kullanım sınırları içinde).
  • Kullanmak.

4.2. Manevi Unsur: Kastın Belirlenmesi

Failin amacı "kullanmak" olmalıdır. Ticari amaç (satmak, nakletmek vb.) varsa TCK 188. madde gündeme gelir. Kastın belirlenmesinde şu kriterler esas alınır:

  • Maddenin miktarı (kişisel kullanım sınırlarını aşıp aşmadığı).
  • Ele geçirildiği yer ve zaman.
  • Maddenin bulundurulma biçimi.
  • Failin davranışları ve sosyal durumu.

5. Etkin Pişmanlık ve Muhakeme Süreci

TCK 191. maddesi kapsamındaki suçlar için özel muhakeme kuralları ve cezasızlık/indirim nedenleri öngörülmüştür.

5.1. Etkin Pişmanlık (TCK 192)

  • Cezasızlık Nedeni: Resmi makamlar suçu öğrenmeden önce, failin maddeyi kimden ve nerede temin ettiğini bildirerek suçluların yakalanmasını sağlaması (192/2).
  • Tedavi Amaçlı Başvuru: Kullanıcıların, soruşturma başlamadan önce tedavi için resmi makamlara başvurması durumunda ceza verilmez (192/4).
  • İndirim Nedeni: Suç haber alındıktan sonra ancak hükümden önce sağlanan hizmet ve yardım (192/3).

5.2. Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi ve Denetimli Serbestlik

6545 sayılı Kanun ile getirilen sistemde süreç şu şekilde işler:

  • Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada, şüpheli hakkında beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmesi zorunludur.
  • Erteleme süresi içinde şüpheliye en az bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır.
  • Kişi erteleme süresi içinde yükümlülüklere uymazsa veya tekrar uyuşturucu kullanırsa kamu davası açılır.
  • Yükümlülüklere uygun ve uyuşturucu kullanmadan geçirilen erteleme süresi sonunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir.

6. Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi Kararları

Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemelerinin (BAM) kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme, bulundurma ve kullanma suçuna (TCK m. 191) ilişkin kararları aşağıdaki temel başlıklar altında toplanmaktadır:

Uyuşturucu Madde Niteliği, Elverişlilik ve İşlenemez Suç

Elverişli Miktar ve Etken Madde Oranı: Yargıtay uygulamasına göre, ele geçirilen maddede uyuşturucu/uyarıcı etken madde oranının mevzuat sınırlarının altında olması, maddede uyuşturucunun sadece "eser miktarda" bulunması veya kullanmaya elverişli olmaması hallerinde fiil kullanmaya elverişli olmadığından işlenemez suç (elverişsiz teşebbüs) söz konusu olur.

"...Ele geçen toplam 172 gram madde içinde net 327 miligram olduğu tespit edilen morfin ve türevi maddelerin 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanunun 1. maddesinde öngörülen oranların altında olması nedeniyle, 5237 sayılı TCK'nın 188. maddesinde düzenlenen suçun maddi konusunu oluşturmaya elverişli uyuşturucu madde bulunmadığı ve işlenemez suç söz konusu olduğu..." Yargıtay 10. CD, E. 2008/3482 , K. 2012/34, T. 09.01.2012

Kanunilik İlkesi: Maddenin uyuşturucu veya uyarıcı madde kabul edilebilmesi için TCK, 2313 veya 3298 sayılı Kanunlar, uluslararası sözleşmelerdeki cetveller veya idari kararlar (Bakanlar Kurulu/Cumhurbaşkanı kararları) kapsamında sayılması gerekir.

"Sanığın ... sattığı iddia edilen toz maddenin parasetamol ve kafein içerdiği, parasetamol ve kafein maddelerinin 5237 sayılı TCK’nın 188. maddesinin 4. fıkrasında, 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi hakkında Kanun’da, 3298 sayılı Uyuşturucu Maddelerle İlgili Kanun’da, uyuşturucu maddelere dair 1961 sayılı Tek Sözleşmesi’nin 1 ve 2 numaralı cetvellerinde, 2313 ve 3298 sayılı kanunların verdiği yetki uyarınca çıkarılan Bakanlar Kurulu kararlarında sayılan uyuşturucu ve uyarıcı maddeler arasında yer almamaları nedeniyle uyuşturucu veya uyarıcı madde olarak kabul edilemeyecekleri...", Yargıtay 20. CD, E. 2018/1341, K. 2018/2394, T. 22.05.2018

Reçeteye Tabi İlaçlar: Yeşil veya kırmızı reçeteye tabi ilaçların (örn. Akineton vb.) mevzuattaki uyuşturucu/uyarıcı madde cetvellerinde sayılmaması halinde kullanmak için bulundurulması TCK m. 191 kapsamındaki suçu oluşturmaz; bu durumda Adli Tıp ve Sağlık Bakanlığı'ndan uzmanlık raporu alınması şarttır.

"...Sanığın üzerinde bulunan 10 adet tabletin 'Biperidene HCI' aktif maddesini içeren yeşil reçeteye tabi Akineton isimli ilaç olduğu, 'Biperidene HCI' isimli maddenin 5237 sayılı TCK’nın 188. maddesinin 4. fıkrasında, 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi hakkında Kanun’da, 3298 sayılı Uyuşturucu Maddelerle İlgili Kanun’da, uyuşturucu maddelere dair 1961 sayılı Tek Sözleşmesi’nin 1 ve 2 numaralı cetvellerinde, 2313 ve 3298 sayılı Kanunların verdiği yetki uyarınca çıkarılan Bakanlar Kurulu kararlarında sayılan uyuşturucu ve uyarıcı maddeler arasında yer almaması nedeniyle uyuşturucu veya uyarıcı madde olarak kabul edilmesine olanak bulunmadığı...", Yargıtay 10. CD, E. 2013/10907, K. 2018/1852, T. 14.02.2018

Kullanmak İçin Bulundurma (TCK m. 191) ile Uyuşturucu Ticareti (TCK m. 188) Ayırımı

Şüpheden Sanık Yararlanır İlkesi: Yargıtay ve BAM kararlarında, failin uyuşturucu maddeyi kullanma dışında (satma, devretme vb.) bir amaçla bulundurduğuna dair kuşku sınırlarını aşan kesin ve yeterli delil bulunmadığı ve ele geçen miktar kişisel kullanım sınırları içinde kaldığı sürece eylemin TCK m. 191 kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir.

"Olay tarihinde sanık R. S.'nin kız kardeşinin ikametinde, uyuşturucu madde sakladığı, alıcı şahıslara başka bir yerde uyuşturucu maddeyi verdiği ihbarı üzerine, belirtilen adreste yapılan aramada, kanepenin altında daralı 18 gram esrar maddesi ile sanık A. Ö.'ye ait araçta daralı 65 gram esrar maddesi ele geçirildiği, sanıkların alınan toksikoloji raporlarında esrar metabolitine rastlandığı, ... ele geçirilen uyuşturucu maddelerin niteliği ve miktarı ile ele geçiriliş şekli itibariyle, sanıkların eyleminin kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu..." Adana BAM 5. CD, E. 2018/1648, K. 2018/1877, T. 25.09.2018

Kastın Tespiti Kriterleri: Failin kastı belirlenirken yalnızca madde miktarına bakılamaz; ele geçirilen maddelerin saklanma şekli (paketçik/fişek halinde olması), hassas terazi veya paketleme malzemesinin varlığı, ele geçirildiği yer ve zaman ile miktar/çeşitlilik kriterleri birlikte değerlendirilir.

Birlikte Kullanma ve İkram: Bulundurulan uyuşturucu maddenin başkalarına ikram edilerek birlikte kullanılması durumunda, mülkiyet devri veya ticari amaç bulunmadığından eylem uyuşturucu ticareti veya yer sağlama değil, TCK m. 191 kapsamındaki kullanmak için bulundurma suçunu oluşturur.

Yargıtay ve öğretideki hâkim görüşe göre; failin kendi kullanımı için bulundurduğu uyuşturucu maddeyi aynı ortamda arkadaşlarına ikram edip birlikte tüketmesi durumunda, uyuşturucu maddenin mülkiyetini veya fiilî zilyetliğini başkasına devretme kastı bulunmadığı kabul edilir. Ortamda ortak kullanım söz konusu olduğundan ve uyuşturucunun zilyetliği bağımsız olarak arkadaşına devredilmediğinden, eylem TCK m. 188/3 değil, TCK m. 191 (kullanmak için bulundurma) suçunu oluşturur.

YCGK Kararlarında "Başkalarına Verme" ve Zilyetlik Devri (TCK m. 188/3)

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun yerleşik kararlarına göre (örn. YCGK, E. 2013/637, K. 2014/137), TCK m. 188/3'te düzenlenen "başkalarına verme" fiilinin gerçekleşmesi için maddi bir karşılık (kazanç) veya ticari amaç aranmaz. Bedelsiz de olsa uyuşturucu maddenin zilyetliğinin bir başkasına devredilmesi TCK m. 188/3 kapsamındaki suçu oluşturur.

İki Durum Arasındaki Temel Ayrım Noktası

  • Birlikte İçmek / Ortamda İkram (TCK m. 191): Uyuşturucu madde ortamda sarılıp/hazırlanıp birlikte içildiğinde mülkiyet veya zilyetlik devri gerçekleşmez.
  • Kullanması İçin Arkadaşına Bırakmak/Devretmek (TCK m. 188/3): Fail, uyuşturucu maddeyi arkadaşıyla birlikte kullandıktan sonra, kalanı kullanması için arkadaşına verip bırakırsa ya da arkadaşına götürüp teslim ederse, herhangi bir bedel almasa dahi zilyetliği devrettiği için TCK m. 188/3 (başkalarına verme) suçundan sorumlu olur. Bu durumda fail hem kullanmaktan (TCK m. 191) hem de başkasına vermekten (TCK m. 188/3) dolayı gerçek içtima hükümleriyle ayrı ayrı cezalandırılır.

Soyut İkrar ve Tıbbi/Teknik Delil Şartı

Sanığın uyuşturucu madde kullandığına ilişkin soyut ikrarı tek başına mahkûmiyete esas alınamaz. Failin cezalandırılabilmesi için suç konusu maddenin ele geçirilmiş olması veya kan/idrar gibi biyolojik örneklerde uyuşturucu etken maddesinin teknik yöntemlerle tespiti zorunludur.

"İzinsiz kenevir ekme suçundan yapılan soruşturma kapsamında verdiği ifadelerinde, esrar içtiğini belirtmesi üzerine hakkında atılı suçtan soruşturma başlatılan sanıkta herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçirilemediği, teknik yöntemlerle bu maddeleri kullandığına ilişkin tıbbi bir bulgunun belirlenmediği ve dikili durumda ele geçirilen kenevir bitkilerinden koparıp içtiğine ilişkin herhangi bir iddia ya da kanıtın da bulunmadığı; soyut ikrarı dışında, sanığın kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçunu işlediğine ilişkin şüpheden uzak ve yeterli delil olmadığı...", Yargıtay 9 CD, E. 2015/7288, K. 2016/697, T. 28.01.2016

Nitelikli Haller ve Uygulama Esasları (TCK m. 191/10)

Mesafe Ölçüm Yöntemi: Okul, ibadethane, bina ve tesislerin 200 metre yakınında suçun işlenmesi halinde cezanın artırılmasını öngören nitelikli halde mesafe tespiti kuş uçuşu (Google Maps vb.) değil, mutad ulaşım yolları (yaya, araç) esas alınarak keşif ve ölçümle yapılmalıdır.

"...Sanığın yakalandığı yerin 17.03.2017 tarihli bilirkişi raporunda harita üzerinde yapılan ölçüme göre Ş. A. Camii'ne 129 metre mesafe içerisinde olduğunun tespit edildiği gerekçeli kararda ise suça konu yerin birden fazla okul ve ibadethaneye 200 metreden daha yakın mesafede olduğunun belirtilmesi karşısında; mahallinde keşif yapılarak suçun işlendiği yerin, kroki tutanağında yer alan Ş. A. Camiine olan mesafelerinin tespitinden sonra TCK'nın 188/4-b maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden..." Yargıtay 20. CD, E. 2018/5135, K. 2018/5353, T. 21.11.2018

İradi Bulunma Şartı: Sırf bu mesafe sınırı içinde durdurulmak veya yakalanmak artırım nedeni sayılamaz; failin söz konusu yerde uyuşturucu kullanma veya devralma iradesiyle bulunması gerekir.

"...Olay tutanağına göre sanığın durumundan şüphelenilmesi üzerine durdurularak üzerinde yapılan arama neticesinde sanıktan uyuşturucu maddenin ele geçirildiği, TCK'nın 191/10 maddesinin uygulanması bakımından okula yakınlık kriterinin, sanığın söz konusu yerde iradi olarak bulunmaması ve durdurularak uyuşturucu maddenin ele geçirilmesi karşısında somut olayda gerçekleşmediği...", Ankara BAM 3. CD, E. 2017/1797, K. 2018/1274, T. 19.12.2018

Mekan Niteliği: Özel araçlar, ikametler veya parklar (bina ve tesis niteliğinde olmamaları nedeniyle) bu nitelikli hal veya umuma açık yer kapsamında değerlendirilemez.

"Suça konu uyuşturucu maddenin sanığın bulunduğu ... aracın içerisinde bulunduğu, araç içerisinin umuma açık yerlerden olmadığı, bu nedenle sanık hakkında TCK'nın 191/10 maddesi gereğince arttırım yapılarak fazla cezaya hükmedilmesi...", Konya BAM 3. CD, E. 2018/427, K. 2018/403, T. 24.12.2018

Teşebbüs ve İşlenemez Suç (Satın Alma / Kabul Etme)

Teşebbüs: Satın alma veya kabul etme hareketlerinde uyuşturucu madde alıcının zilyetliğine/egemenliğine geçmeden kollukça el konulursa eylem teşebbüs aşamasında kalır.

"Sanığın... Ş. G.'den suç konusu uyuşturucu maddeyi almak için anlaşıp araç içerisinde buluştukları sırada henüz teslim alamadan polis tarafından aracın durdurulması üzerine uyuşturucu maddenin Ş. G. tarafından aracın altına atıldığı, böylece sanığın eyleminin 'teşebbüs aşamasında' kaldığı...", Yargıtay 10. CD, E. 2017/4248, K. 2018/9206, T. 12.12.2018

İşlenemez Suç: Kolluk görevlilerinin satıcıyı önceden yakalayıp uyuşturucu maddelere el koymuş olması durumunda, sonradan almaya gelen failin maddeyi teslim alması fiilen imkansızlaştığından eylem işlenemez suç niteliğindedir.

"...Uyuşturucu madde sattığı yönündeki istihbari çalışma nedeniyle N. K.'nın ikametinde arama yapıldığı sırada, sanığın ikamete gelip kapıyı açan kolluk görevlisine para uzatıp, '2 tane dalga ver birader' diye söylemesi üzerine yakalandığı olayda, kolluk görevlilerinin arama sırasında uyuşturucu maddelere el koymuş olması nedeniyle, sanığın uyuşturucu madde alması fiilen mümkün olmadığından, eylemin işlenemez suç niteliğinde olduğu...", Yargıtay 10. CD, 2015/1018, K. 2018/9004, T. 10.12.2018

Etkin Pişmanlık Hükümleri (TCK m. 192)

Resmî Makamlarca Haber Alınmadan Önce (TCK m. 192/2 ve 192/4): Hakkında henüz soruşturma başlatılmadan önce resmi makamlara veya sağlık kuruluşlarına başvurarak uyuşturucu kullandığını bildirip tedavi edilmesini isteyen ya da suçun ortaya çıkmasını sağlayan failler hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilir. Ancak genel asayiş uygulaması veya arama sırasında yakalanacağını anlayıp maddeyi teslim etmek TCK m. 192/2 kapsamındaki etkin pişmanlıktan yararlandırmaz.

Önleme araması veya şüphe üzerine durdurulan faile kaba üst yoklaması yapılacağı sırada, kollukça biraz sonra bulunabilecek uyuşturucu maddeyi cebinden çıkarıp rızaen teslim etmesi durumunda TCK 192/2 uygulanmaz. Yargıtay 10. CD., E. 2014/7612, K. 2017/6888

Suç Haber Alındıktan Sonra (TCK m. 192/3): Suç haber alındıktan sonra failin kendi aleyhinde delil yokken suçunun ortaya çıkmasına veya uyuşturucu maddeleri temin ettiği kişilerin yakalanmasına somut ve gerçeğe uygun bilgilerle hizmet ve yardım etmesi durumunda cezasından indirim yapılır.

Uyuşturucu ile yakalandıktan sonra maddeyi satın aldığı kişinin net kimlik ve adres bilgilerini vererek o kişinin yakalanmasını veya mahkûmiyetine yeterli delil elde edilmesini sağlaması Yargıtay 10. CD., E. 2017/3843, K. 2018/7352; Yargıtay 10. CD., E. 2023/22551, K. 2024/26426

Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi, Özel HAGB ve Hükmün Açıklanması Esasları

Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi (KDAEK): Kullanma suçunu ilk kez işleyen şüpheli hakkında CMK m. 171'deki şartlar aranmaksızın 5 yıl süreyle KDAEK kararı verilmesi emredicidir. Erteleme süresi içindeki yükümlülük ihlallerinde kamu davası açılabilmesi için en az iki uyarı/tebligata rağmen uyulmaması biçiminde "ısrar şartı" gerçekleşmelidir.

"...Suça sürüklenen çocuğun ilk ihtarata uymamasının, kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar etmesi olarak kabul edilemeyeceği göz önüne alınarak ısrar şartının gerçekleşmesinin beklenmesine yönelik olarak yargılamanın durmasına yerine yargılamaya devam edilerek soruşturmaya dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüş...", İstanbul BAM 5. CD, E. 2018/527, K. 2018/858, T. 16.04.2018

Özel HAGB Kararı (TCK m. 191/8): Kovuşturma aşamasında eylemin münhasıran TCK m. 191 kapsamına girdiğinin anlaşılması halinde (örneğin TCK m. 188'den açılan davada suç vasfının değişmesi durumunda) hakime takdir yetkisi tanınmaksızın hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı verilir.

Hükmün Açıklanması Yasağı: TCK m. 191 kapsamında verilen özel HAGB kararlarında, sanık denetim süresi içinde başka bir kasten işlenen suçtan (örneğin yaralama, trafik güvenliğini tehlikeye sokma, adam öldürmeye teşebbüs vb.) mahkûm olsa dahi hüküm açıklanamaz. Hükmün açıklanabilmesi için denetim süresi zarfında münhasıran TCK m. 191'deki özel ihlal şartlarının (yeniden kullanma/bulundurma veya tedavi/denetim yükümlülüğüne uymamakta ısrar etme) gerçekleşmesi zorunludur.

"Mahkemenin 03/11/2015 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, uyuşturucu madde bulundurma ve kullanma suçları için getirilen özel bir düzenleme niteliğinde olduğundan, ertelenmesi geri bırakılan hükmün ancak TCK'nun 191/4. maddesinde yazılı, erteleme süresi zarfında; sanığın kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ve uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması hallerinde açıklanabileceği...", Bursa BAM 3. CD, E. 2017/369, K. 2017/350, T. 26.12.2017

İçtima Uygulamaları

Ceza İnfaz Kurumuna Yasak Eşya Sokma (TCK m. 297): Cezaevinde veya girişte kullanmak amacıyla uyuşturucu bulundurulması halinde TCK m. 44 (fikri içtima) uyarınca daha ağır cezayı öngören TCK m. 297 uygulanır.

"Sanığın sabit olan eylemi ceza infaz kurumuna kullanmak amacıyla uyuşturucu madde sokmaktan ibaret olup daha ağır sonucu doğuran TCK'nın 297. maddesinin 1. fıkrasının 1 ve 2. Cümleleri uygulanarak tek bir cezaya hükmedilmesi gerekirken, sanığın tek eylemi nitelik yönünden ikiye bölünerek, bir niteliği yönünden 'kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma' suçundan, diğer niteliği yönünden de 'ceza infaz kurumuna yasak eşya sokma' suçundan hüküm kurulmak suretiyle, hükmün karıştırılması...", Yargıtay 10. CD, E. 2017/4461, K. 2018/8225, T. 20.11.2018

Kenevir Ekme (2313 s.K. m. 23/5): Münhasıran kendi kullanımı için kenevir eken fail hakkında hem 2313 sayılı Kanun m. 23/5 (kenevir ekme) hem de TCK m. 191 (kullanmak için esrar bulundurma) uyarınca gerçek içtima hükümleri uygulanarak her iki suçtan ayrı ayrı ceza verilir.

"...Sanık İ. B.'nin sahibi bulunduğu ... taşınmaz yanındaki yine sanığa ait bahçede hint keneviri ekili olduğu, ... taşınmazda 78,3 gr esrar ile sanığın ikamet ettiği evin bitişinde sanığa ait bahçede 31744 gr hint keneviri olabilecek toplam 224 kök hint kenevirinin ekili olduğunun tespit olunduğu, 31.744 gr hint kenevirinden yıllık kişisel kullanım miktarının çok üzerinde toplam 6.923,50 gr esrarın elde edilebileceği rapor edilmekle, sanığın ticari maksatla esrar üretmek amacıyla izinsiz hint keneviri ektiği gereğince eylemine uyan 2313 Sayılı Yasa'nın 23/5 maddesinin ilk cümlesi uyarınca cezalandırılması cihetine gidilmiş...", İstanbul BAM 5. CD, E. 2018/800, K. 2018/1518, T. 04.07.2018

Zincirleme Suç (TCK m. 43): KDAEK kararından önceki birden fazla kullanma/bulundurma eylemi hukuki kesinti olmadıkça temadi eden tek suç oluştururken, KDAEK ihlalinden sonra dava açılana kadar aynı suç işleme kararıyla gerçekleştirilen eylemlerde zincirleme suç hükümleri uygulanabilir.

Sonuç ve Değerlendirme

Kanuni düzenleme ve yüksek mahkeme uygulamaları, Türk Ceza Hukuku'nun uyuşturucu kullanımıyla mücadelede cezalandırmadan ziyade tedavi ve denetimi odağına aldığını teyit etmektedir. Ancak TCK 191. maddedeki sık değişiklikler ve 6545 sayılı Kanun ile getirilen karmaşık muhakeme süreci (zincirleme suç hükümleriyle ilişkisi, erteleme kararlarının denetimi vb.), uygulamada ve doktrinde hala tartışılan ve yüksek mahkeme kararlarıyla şekillenmeye devam eden bir alan teşkil etmektedir.

Bu çalışma, Türk Ceza Hukukunda Kullanmak İçin Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Suçlarının hukuki çerçevesini açıklamak amacıyla akademik bir perspektifle hazırlanmıştır. Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği uyarınca, metin yalnızca bilgilendirme amacı taşımakta olup hukuki danışmanlık veya reklam niteliği teşkil etmemektedir.

İlgili Yazılar

Tüm blog yazıları