WhatsApp

BLOG

  • Muris Muvazaası Tanımı

  • Muvazaa, en basit tanımıyla, bir sözleşmenin taraflarının, üçüncü kişilerden gerçek durumu gizleyerek, onları aldatmak maksadıyla, gerçek iradelerine uymayan ve kendi aralarında geçerli olmayan bir hususta anlaşmalarıdır.

  • Uygulamada mirasbırakanın mirasçılarından mal kaçırmak istediği görülmektedir. Bu nedenler toplumsal, ailevi olabileceği gibi; erkek çocuklara ayrıcalık gösterilmesi gibi birtakım nedenlere de dayanabilir.

  • Muris muvazaası mirasbırakanın, mirasçılarından mal kaçırmak için bir üçüncü kişiyle gizli bir anlaşma yapmasıdır. Aslında, karşı taraf, mirasbırakandan devraldığı malın bedelini miras bırakana ödemez veya çok altında bir bedel öder. Bu sayede mirasbırakanın mallarını bedel ödemeden devralır.

  • Muris muvazaası nedeni ile haklarını alamayan mirasçıların yasal hakları mevcuttur. Bu hakları kullanarak miras paylarını alamayan mirasçılar haklarını alabileceklerdir. Yazımızda muris muvazaasına dayalı olarak açılabilecek davalardan olan ‘’Muris muvazaasına dayalı tapu iptal ve tescil davası’’ hakkında kısaca bilgi verilmektedir.

  • Muris Muvazaasının Hukuki Dayanağı

  • Muris muvazaası kanunda düzenlenmemiş olup, Yargıtay uygulamaları ile ortaya çıkmış ve Yargıtay tarafından ilkeleri belirlenmiştir.

  • Muris muvazaası, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 01.04.1974 tarihinde verdiği 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararıyla hukukumuza girmiştir. 74 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararındaki esaslar Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 22.05.1987 tarihinde verdiği 4/5 sayılı kararıyla (usulü düzenlemeye ilişkin eklemeler hariç) teyit edilmiştir. 16.03.1990 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme kararında da içtihat değişikliğine yer olmadığı yönünde karar verilmiş ve “muris muvazaası” kavramı kurumsallaşmıştır. Bu kapsamda Yargıtay Kararları ışığında açıklamalar yapılacaktır.

  • Muris Muvazaasının Ortaya Çıkma Sebepleri

  • Muris muvazaası her olaya göre farklı farklı nedenlerle ortaya çıkabilmektedir. Bunlardan bazıları aşağıda örneklendirilmiştir.

  • Toplumumuzda erkek çocuğun üstün tutulması gibi bir kültür hala devam etmektedir. Bu sebeple genellikle kız çocuklardan mal kaçırılmakta erkek çocuklar lehine muvazaalı temlikler yapılmaktadır.

  • Murise ait malların devirlerinin çoğunluğu mirasbırakanın ölümünden çok kısa bir süre önce veya yaşlılığında söz konusu olmaktadır. Miras bırakan yanında yaşadığı kişilerin baskılarına karşı çıkamadığı, murisin hastalık ve yaşlılığından faydalanarak yanında bulunan kişilerin onu daha kolay etki altına alabildiği görülmektedir.

  • Murise ait malların bir mirasçıya devrinin nedenlerinden bir başkası da zayıf durumda olan mirasçının güçlendirilmesidir. Örneğin miras bırakan henüz iş hayatını kuramamış bir başka mirasçısını korumak isteyebilir. Bu durumda da zayıf mirasçısı lehine muvazaalı temlikler yapabilir.

  • Mirasbırakan birden çok kez evlendiyse, sonraki eş, kendisine daha çok mal kalmasını isteyerek mirasbırakan üzerinde baskı kurabilir. Bu doğrultuda, mirasbırakan son eşini daha üstün duruma getirmek için, eski eşlerinden ve çocuklarından mal kaçırmak isteyebilmektedir.

  • Muris Muvazaasının Şartları

  • Muris muvazaasının şartları her olay ve davaya göre değişmekle birlikte, Yargıtay tarafından belli başlı kriterler konmuştur. Yerleşik Yargıtay İçtihatlarında muris muvazaası nitelendirmesi yapabilmek için öncelikle miras bırakanın asıl iradesinin ne olduğunun iyice araştırılması gerektiği vurgulanmaktadır.

  • Yargıtay, muris muvazaasının varlığını miras bırakanın yapılan muvazaalı işlemde “mirasçıdan mal kaçırma kastının bulunup bulunmadığının incelenmesi gerektiğine hükmetmektedir.

  • Tarafların gerçek amaçları ile yaptıkları işlemler arasında bilerek ve isteyerek yapılan bir uyumsuzluk olmalı,

  • Üçüncü kişileri aldatma amacı olmalı,

  • Tarafların muvazaalı işlem yapma konusunda aralarında anlaşmaları gerekmektedir.

  • Konuyla alakalı olarak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 07.10.2021 tarihli E. 2018/1-533,K. 2021/1189 sayılı kararında bu husus şu şekilde hükme bağlanmıştır: “…..1.4.1974 tarih ve 1/2 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; “Bir kimsenin; mirasçısını miras hakkından yoksun etmek amacıyla, gerçekte bağışlamak istediği tapu sicilinde kayıtlı taşınmaz malı hakkında tapu sicil memuru önünde iradesini satış doğrultusunda açıklamış olduğunun gerçekleşmiş bulunması halinde, saklı pay sahibi olsun ya da olmasın mirhakkı çiğnenen tüm mirasçıların, görünürdeki satış sözleşmesinin Borçlar Kanunu’nun 18. maddesine dayanarak muvazaalı olduğunu ve gizli bağış sözleşmesinin de şekil koşulundan yoksun bulunduğunu ileri sürerek dava açabileceklerine ve bu dava hakkının geçerli sözleşmeler için söz konusu olan Medeni Kanunun 507 ve 603. Maddelerin sağladığı haklara etkili olmayacağına…..” karar verilmiştir.

  • Muris Muvazaasının İspatı

  • Muris muvazaası her türlü delille ispat edilebilecektir. Muris muvaasına dayalı davada davacının; miras bırakanın malını satmaya ihtiyacı olmaması, devir yapılanın alım gücü bulunmaması, terekede satış bedelinin karşılığının bulunmaması, sözde alıcının miras bırakan ile ilişkisi, ölünceye kadar bakma sözleşmelerinde ise miras bırakanın bakılmaya gereksinimi olmadığı gibi hususlar ispatlanmalıdır.

  • Bunların yanı sıra kişisel ilişkiler, kızma, küsme, istenmeyen evlilikler, tarafların özel durumları, toplum ve aile düzeni gibi durumlar incelenmelidir. Genel olarak tapulu taşınmazın mirasçılardan birine satış olarak gösterilmesi, tapulu taşınmazın ara malik kullanılarak satışının yapılması, görünürdeki işlem olarak ölünceye kadar bakım sözleşmesi gibi durumlar muvaazalı işlemler olarak görülmektedir.

  • Miras haklarını alamayan mirasçılar yukarıda izah edilen sebeplere dayanarak muvazaaya dayalı tapu iptal ve tescil davası açarak miras haklarını elde etme imkanı bulabileceklerdir. Bu davalarda yetkili ve görevli mahkeme dava konusu taşınmasın bulunduğu yerdeki Asliye Hukuk Mahkemesi’dir.

  • Muris Muvazaasına Dayalı Tapu İptal ve Tescil Davasının Sonuçları

  • Muris muvazaası davasında muvazaanın kanıtlanması durumunda, dava konusu taşınmazın tapu kaydı tamamen iptal edilerek tüm mirasçılar adına tesciline karar verilmektedir. Davadaki talebe göre sadece davacının miras payı oranında tapu iptal ve tescil kararı da verilebilir.

  • Dava konusu taşınmaz devredilen mirasçıdan üçüncü kişiye devredilmiş ise bu durumda tapu iptal ve tescil değil dava konusu taşınmazın değeri talep edilebilecektir.

  • Bu konuya ilişkin diğer dava türleri olan denkleştirme ve tenkis konularındaki bilgilere diğer yazılarımızdan bilgi alabilirsiniz.

İlgili Yazılar

Tüm blog yazıları